Ana SayfaGündemJaponyaKuzey Kore ilişkileri Pyongyang Deklarasyonu'na rağmen 20 yıldır ilerlemiyor

JaponyaKuzey Kore ilişkileri Pyongyang Deklarasyonu’na rağmen 20 yıldır ilerlemiyor

Dönemin Japonya Başbakanı Koizumi Juniçiro ile Kuzey Kore Lideri Kim Jong Il, ikili ilişkileri düzeltmek için Eylül 2002’de “Pyongyang Deklarasyonu”nu imzaladı.

Tarihi olarak nitelendirilen deklarasyonda Doğu Asya’nın iki komşu yönetimi, “ikili ilişkileri erken bir tarihte normalleştirmek üzere çaba sarf edecekleri” taahhüdünde bulundu.

Koizumi, “alıkonulan Japonlar sorununa” yönelik, Kuzey Koreli muhataplarından ilk resmi özür beyanını aldı. Japonya’nın, Kuzey Kore’nin “alıkoyduğunu iddia ettiği” 17 Japon vatandaşından 5’i Ekim 2002’de ülkelerine döndü.

Alıkonulduğu iddia edilen diğer 12 Japon’un iadesi talebini sürdüren Japonya, normalleşme sonrası Kuzey Kore’ye yönelik ekonomik iş birliği sunacağını açıkladı.

Pyongyang ise iddia edilen bu kişilerin bazılarının öldüğünü, bazılarının ülkeye hiç girmediğini duyurdu. Bu aşamada “alıkonulanlar sorunu”, ikili ilişkileri çıkmaza dönüştürdü.

“İkonik” kabul edilen Yokota Megumi dahil alıkonulanların 8’inin hayatını kaybettiğini savunan Kuzey Kore, kalanların ise ülke topraklarına hiç giriş yapmadığı beyanını sürdürdü.

Çözüm sunmayan görüşmeler

Koizumi, Mayıs 2004’te yeniden Kuzey Kore’yi ziyaret etti. Akabinde Pyongyang, Yokota’nın yakılan kalıntılarını Japonya’ya teslim etti ancak DNA analizleri, kalıntıların Yokota’ya ait olmadığını ortaya koydu.

Hükümet temsilcileri arasında Mart 2007’de Hanoi, Ağustos 2008’de Şenyang, Kasım 2012’de Ulanbatur, Mart 2014’te Pekin ve Mayıs 2014’te Stockholm görüşmeleri ivme oluşturmadı.

Koizumi sonrası 2006’da Abe Şinzo başbakan seçildi. Abe’nin ilk dönemi ile sonraki 2012-20’deki “en uzun başbakan” unvanını elde ettiği ikinci dönemi de ikili ilişkileri düzeltemedi.

Kuzey Kore ile 2014’te prensip gereği uzlaşan Tokyo hükümeti, yaptırımlarını hafifleterek Pyongyang’dan “alıkonulan Japonlar” sorununa tam kapsamlı karşı soruşturma taahhüdü aldı.

Mayıs 2014’te Stockholm’de buluşan Japonya ve Kuzey Kore, prensipte uzlaşmaya vardı. Tokyo, yaptırımlarını hafifletti ancak Kuzey Kore, soruşturma sonuçlarını defalarca erteledi.

Akabinde görevli heyetini dağıttığı soruşturmayı askıya alan Pyongyang yönetimi, 2016’da füze denemeleri gerçekleştirince Japonya, ekonomik yaptırımlarına yeniden döndü.

“En güçlü” şekilde tanımladığı kıtalar arası balistik füzesini 2017’de deneyen Kuzey Kore, nükleer başlık monte edilebilen füzenin, Kıta Amerikası’na erişebileceğini öne sürdü.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, “nükleer devlet gücünün” tamamlandığını, Japon Başbakan Abe ise karşı yaptırımların güçlendirilmesi için diğer ülkelerle iş birliğini artıracağını açıkladı.

ABD, Kuzey Kore’yle diplomasi zirveleri düzenledi

Kore Savaşı’nın sulh paktı yerine ateşkesle bitmesiyle Kuzey Kore ile teknik olarak savaş durumunu koruyan ABD, bu duruma rağmen Kuzey Kore’yle diplomasi zirveleri düzenledi.

ABD-Kuzey Kore’nin Haziran 2018 Singapur zirvesi sonrası Japon Başbakan Abe Şinzo, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile “şartsız görüşmeye” açık olduğunu beyan etti.

Şubat 2019’da Washington ve Pyongyang liderlerini buluşturan Hanoi Zirvesi’nde yeni bir iyileşme sinyali görüldü ancak karşılıklı diplomasiyi amaçlayan müzakerelerin 3 yıldır açmazda olduğu biliniyor.

“2002’deki sürpriz deklarasyon halen uygulanabilir”

Washington merkezli Kore Ekonomik Enstitüsü direktörlerinden Troy Stangarone, COVID-19 salgınının başladığı 2020 başlarından beri Kuzey Kore’nin kendisini dünyaya kapattığını ve sınır girişlerini kısıtladığını belirterek, Moskova ve Pekin ile ilişki geliştirmeyi arzulayan Kuzey Kore’nin Japonya ile görüşme ihtimalini reddetmesine şaşılmaması gerektiğini söyledi.

ABD’deki George Washington Üniversitesi emekli profesörlerinden Young-Key Kim-Renaud ise Japonya dahil tüm dünyanın, Kuzey Kore’ye diğer ülkelerin bu ulusu ortadan kaldırma niyetinin olmadığı güvencesi vermesi gerektiğini dile getirdi.

2001-2009 ABD’deki George Bush yönetiminin Kuzey Kore Özel Temsilciliği görevini üstlenen Victor Cha, 2002’deki sürpriz deklarasyonun halen uygulanabilir olduğunu söyledi.

ABD’nin, Japonya’nın olası Kuzey Kore ile müzakerelerinden endişelenmediğini savunan Cha, “Ancak Japonya, Trump döneminde (Singapur, Hanoi) müzakerelerin ‘Japonya’nın güvenliğinin ABD’nin güvenliğinden ayrıştırılacağına’ yönünde kaygılar taşıyordu” dedi.

“Alıkonulan Japonlar” konusunda ilerleme kaydedilmesine yönelik Cha, “Oldukça zor bir konu çünkü her iki tarafın farklı çözümleri başarısız oldu. Bu soruna yaklaşırken füze tehditlerine odaklanmak çok daha önemli. Kuzey Kore, her sahada kapasitesini modernize ediyor ve bu, Japonya’ya gerçek bir tehdit” ifadelerini kullandı.

Kuzey Kore, Çin ve Rusya ile de ilişkileri güçlendirmeyi tercih ediyor

Nükleer ve balistik füze programlarını hızlandıran Kuzey Kore, askeri teknoloji ve kaynak desteği aldığı komşuları Çin ve Rusya ile de ilişkileri güçlendirmeyi tercih ediyor.

Ekonomisi COVID-19 salgınından kötü etkilenen Kuzey Kore’nin, geleneksel dostları Rusya ve Çin’e karşı ihtiyatlı tutum sergileyen Batı Bloku ile müzakerelerin yeniden başlatılmasında isteksiz davrandığı düşünülüyor.

Güvenlik konularında “şahin görüşlü” olarak tanınan muhafazakar Abe, 2020’de görevinden ayrılması sonrası dahi Kuzey Kore, “alıkonulma sorununda” Tokyo pozisyonunu değiştirmedikçe ikili ilişkilerin daha da kötüleşeceğini yineliyor.

Diplomatik ilişki bulunmayan Tokyo ile Pyongyang arasında “alıkonulan Japonlar sorunu” ile süregelen füze tehditleri, ikili ilişkilerde çözülmeyen sorunlar olarak devam ediyor.

Must Read

spot_img