Ana SayfaGündem27 Mayıs'ın etkisi uzun yıllar sürdü

27 Mayıs’ın etkisi uzun yıllar sürdü

27 Mayıs hakimiyeti milletin elinden aldı. Güvenden adalete, ekonomiden dış politikaya, yıllarca birçok alanda enkaza neden oldu.

Gazeteci Yavuz Donat, 27 Mayıs Darbesi’ni şu şekilde anlatıyor:

“Eğer bugün siyaset yaralıysa. Milletin sırtına milli iradenin sırtına demokrasinin sırtına 1960 yılında. Saplanan hançerin kanamasını devamıdır. O tarihlerde yüksek hızlı tren yoktu ama Demokrat Parti iktidarını ve Türk demokrasisine bir yüksek hızlı tren kabul edersek. Son hızla giden yüksek hızlı tren 1960 darbesi ile raydan çıkarılmıştır. Bugün hala raya tam anlamıyla oturtulabilmiş değildir”

Gündüz Yassıada’da hukuk katlediliyordu, akşam da radyodan Demokrat Partililerin kara propagandası yapılıyordu. Türkiye, saat 21.00’de manipülasyonun sesini duyuyordu.

”Devlet ve toplum arasındaki ilişkileri de bozdu”

Akademisyen Rasim Koç, yargılamalarla ilgili toplumun adalete olan güvenin sarsıldığını belirterek, ”27 Mayıs Darbesi sonrasında iktidarın yargılanmak üzere yassıada da kurulan yassıada mahkemeleri’nin toplumun büyük kesimi kadar tarafından özellikle Cumhuriyet Halk Partililer tarafından bile yapılan ithamların demokrat partilere yapılan ithamların asılsız olduğunu kanaatine vardılar ve radyolarda ki yassıada duruşmalarına Cumhuriyet Halk Partililer bile inanmadı. Toplumun devletine olan adalete olan güveni de sarsıldı. Yani sadece toplumun iç dinamiklerinin parçalanmasına sebebiyet vermedi. Devlet ve toplum arasındaki ilişkileri de bozdu” dedi.

Ekonomiyi sert etkiledi

27 Mayıs darbesinin etkilerinin en sert hissedildiği alan şüphesiz ekonomi oldu.

Demokrat Parti iktidarında, Türkiye ekonomisi 10 yılda ortalama yüzde 6,4 büyümüştü. 1961 yılında ise büyüme yüzde 3,9’a indi.

Darbenin büyüme hızını olumsuz etkilediğini vurgulayan Koç, şunları söyledi:

”Ekonomik büyümesini olumsuz etkiledi. Düşünün ki 27 Mayıs Darbesi gerçekleştikten hemen sonra ki ay devlet memurlarına maaş ödeyemeyecek hale geldi ve ödeyemedi. Ödemek için insanlardan yardım talebinde bulundu, insanlar yüzüklerini verdiği bileziklerini verdi, altınlarını verdi ve bu altınlarla beraber maaşları ödendi çalışanların. Bu, bu şekilde devam etti.”

Yaşananlar dış politikaya da yansıdı

Koç, ülkelerin Türkiye’deki muhatabının da değiştiğini anlattı:

“Bir yabancı ülke Türkiye’nin seçilmiş hükumetini değil de Türkiye’deki bu grupları dikkate alır ve onların duru ihtiyaçlarına, beklentilerine göre politikalar veya dış politika belirler hale geldi veya yakınlaşmalar oldu. Bu yakınlaşmalar da ister istemez bu yeni sınıfların bu oligarşik sınıfların ister istemez kendilerini dışarıdan da bir güç devşirerek hem halkın üstünde hem de hükumetin üstünde görür hale geldiler.”

Toplumda huzursuzluk arttı

Yıllar sonra tüm ülkeyi sarsacak çatışmaların fitili ateşlendi.

Toplumun kendi içinde çatışmaya başladığını belirten Koç, şunları söyledi:

”Yani toplumda siyasi ayrışmalar, siyasi kamplaşmalar ve siyasi çatışmalar fazlalaştı. Nasıl fazlalaştı derken aslında ortaya çıktı. 27 Mayıs 1960’a kadar sağ sol çatışması diye bir şey yok. Ama 27 mayıs 1960 Darbesi’nden sonra Türk toplumu kısacık bir zaman diliminde devletler açısından 10 yıl hiçbir şey.

12 Mart 1971’e gelindiğinde yani aşağı yukarı anayasanın kabulünü kabul edelim. 10 yıl içinde 12 Mart Muhtırası’nın sebeplerinden biri toplumsal çatışma, terör gibi olaylar. Yani 10 yıl içinde Türk toplumunun kamplara bölerek siyasi ve ideolojik çatışmaların zeminini hazırlayacak bir altyapıyı 27 Mayıs oluşturdu.” 

”Vatandaşın siyasi partilere kalıcı bir şekilde sahip çıkmalarını engelledi”

Darbe ile halkın iradesi yok sayıldı. Toplumun siyasete olan güveni sarsıldı. Bu açıdan siyaset kurumu derin yara aldı.

Eski Sağlık Bakanı Bülent Akarcalı şunları söyledi:

“Vatandaşın siyasi partilere kalıcı bir şekilde sahip çıkmalarını engelledi. Darbelerle vatandaş her on yılda bir neredeyse yeni bir partiye sahip çıkmak durumunda kaldı. Bu sıkıntı hala daha devam etmektedir. Onun için Türkiye’de 100’e yakın siyasi parti var. İngiltere’ye bakıyorsunuz asırlardır iki tane siyasi parti var. Almanya’ya bakıyorsunuz 4 tane siyasi parti var diyeyim ama iki tane temel siyasi parti var. Zararı o olmuştur.”

”Seçimde iktidar değişebilecekti”

27 Mayıs Cumhuriyet tarihinin ilk askeri darbesiydi. Ordu, sonraki süreçte neredeyse 10 yılda bir hükümete müdahale etti.

Darbebin demokrasinin gelişmesini engellediğini belirten Akarcalı, ”Vatandaşın 27 Mayıs olmasaydı muhtemelen o 27 Mayısı takip eden aylardaki seçimde iktidar değişebilecekti. Yani Türkiye’de iktidarın askeri darbe olmadan dışarıdan müdahale olmadan tamamen siyasi yolla değişir olması bir tek 1950’de oldu. Ondan sonra iktidar değişmesi darbe sonrası oldu. 71 mart muhtırası ile aynısı oldu. 1980 darbesiyle aynısı oldu” dedi.

Gazeteci Yavuz Donat ise demokrasinin DNA’sıyla oynandığını söyledi:

“Demokrasinin sistemin DNA’sı ile 1960 da öyle bir oyun öyle bir oynadı ki. Öyle bir kötü tohum atıldı ki. O tohum hala bugün zaman zaman yeşeriyor ve o darbe ruhu dediğimiz darbeci ruh dediğimiz. Ölmüş değil, gömülmüş değil, toprak altında değil, hala gizli bir yerlerde. Biz gizli zannediyorum ama onlar aramızda yaşıyorlar.”

20 yıl bayram olarak kutlandı

27 Mayıs siyasi tarihimizde büyük kırılmalara neden oldu. Darbeciler, kendilerini meşrulaştırmak için her şeyi yaptı. Öyle ki, 20 yıl boyunca bayram olarak kutlandı. Bazı cadde ve sokaklara 27 Mayıs ismi bile verildi.

Zaman içinde Türkiye’de demokrasi değişti ve gelişti. Türk halkı darbe dönemlerini bir daha açılmamak üzere kapattı.

Haber: Fahriye Demirci

Kamera: Özden Ayvaz

Kurgu: Ufuk Özenateş 

Must Read

spot_img