İBB’nin taksi projesine karşı açılan davada karar

İstanbul 10. İdare Mahkemesi, davacı İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası ile davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasındaki ‘Yürütmenin durdurulması’ istemiyle açılan davayı karara bağlandı.  Mahkeme kararında, İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası’nın İstanbul’da farklı güzergahlarda çalışan toplam 750 adet ‘M’ plakalı minibüsün ‘T’ plakalı taksiye dönüştürülmesine ilişkin İBB Ulaşım Koordinasyon Merkezi’ne dava açtığını belirtti. 

Davacı taraf 5 yıl içinde taksi yolcu sayısının artmayacağını iddia etti

Davacı tarafın dilekçesinde söz konusu eylemin hukuka aykırı olduğu, ilgisi olmayan ilçe belediyelerinin katılımı ile karar alındığı, toplu taşıma aracı olan minibüs ve taksinin farklı kesimlere hitap ettiğinin öne sürüldüğü hatırlatıldı. Dilekçede İBB’nin plakalar arasındaki nitelik farkını gözetmediği, mevzuatta minibüs hattının taksiye dönüştürülmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı ve taksi plakasının ihale usulü olmadan verilemeyeceği ifade edildi. Davacının dilekçesinde 2021 yılında taksiye duyulan ihtiyacın azaldığı, önümüzdeki 5 yıllık perspektifte taksi yolcu sayısının artmayacağı ve buna karşılık minibüs yolcu sayısının 1 milyon artacağının öngörüldüğü kaydedildi. Dilekçede bu nedenlerle söz konusu işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması talep edildi. 

İBB savunmasında 40 bin taksinin olması gerektiğini öne sürdü

Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın savunmasına da yer verilen kararda, büyükşehir sınırları dahilinde yolcu taşımacılığı yapan araçların sayısının, çalışma usul esaslarının belirlenmesinin ve trafik güvenliğinin sağlanması konusunda karar alma yetkisinin İBB Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nde olduğu belirtildi. İstanbul’da kentsel arazi kullanımı ve nüfus artığı nedeniyle ulaşım konusunda sorunlar yaşandığı kaydedilen savunmada, raylı sistemlerin devreye girmesi nedeniyle minibüs ihtiyacının azaldığı ve buna karşın taksi ihtiyacının arttığı öne sürüldü. 

İstanbul’da 17 bin 395 taksinin bulunduğu belirtilen savunmada, nüfusa göre taksi sayısının 40 bin olması gerektiği, bir kısım minibüs hattının atıl kapasitede olduğu ve dava konusu olan işlem tesis edilirken ulaşım sorununun İstanbul genelini ilgilendirmesi nedeniyle UKOME kararına ilçe belediyelerinin de katılımın sağlandığı ifade edildi. Bu nedenlerle farklı güzergahlarda çalışan toplam 750 adet ‘M’ plakalı minibüsün ‘T’ plakalı ticari taksiye dönüştürülmesine karar verildiği belirtilen savunmada, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olarak karar alındığı öne sürülerek davanın reddi yönünde karar verilmesi talep edildi. 

Yürütmenin durdurulmasının istemi reddedildi

Davayı karara bağlayan İstanbul 10. İdare Mahkemesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili “Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler” şeklindeki kanun maddesini hatırlattı. Mahkeme, olayda kanun hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmediğinin anlaşıldığına kanaat getirerek yürütmenin durdurulmasının isteminin reddine karar verdi. 

Benzer Haberler

- Advertisement -

Son Haberler